Pelin Yalçın

"İş hayatında Duygu sadece bayan ismidir."

Archive for the tag “stil”

Gençliğin Enerjisi ile Profesyonellik

 

Cinsiyet ayrımı olmaksızın herkesin hoşuna gider, olduğundan daha genç görünmek. Dünyanın neresinde olursa olsun bir insana bu anlama gelen cümleler kurun, kesinlikle iltifat olarak alır. Peki yok mudur bu durumun hiç dezavantajı? Nereye kadar işimize yarar olduğumuzdan daha küçük görünmek?

En son 10 yıl önce görüştüğünüz bir kişi hiç değişmemişsin dediğinde yıllar yılı değişmemiş bir suratın sahibi olmak mutlu eder mi her zaman?

Olur olmaz yerlerde yaşını gösterememe durumu sebebiyle sıkıntı yaşayanlar muhakkak olmuştur. (Kuaförde, hastahanelerde çok yaşarım 🙂 en son mağazada yaşadım bu durumu. 25 yaşında oldum Nişanlık, Gelinlik bakacak yaşa geldim 😛 arkadaşımın düğünü için şık bir elbise ararken görevli bayanın o alışagelmiş sorusu yankılandı: Lise mezuniyeti için mi bakmıştınız? 🙂 – Hıı evet, ront yapacağız hatta 😀 )

Diyeceğim o ki bu durumun iş hayatındaki olumsuz etkilerini yok etmek, müşteriler ve meslektaşların gözünde saygınlık kazanmak ve ciddiye alınmak için bir kaç önemli detay var.

         1.  Giydiklerinize dikkat edin.

Klasik bir tarz tercih edin. Bu saç ve makyaj için de geçerlidir. Prezentabl diye aradıkları bu çünkü, görünüşünüzün profesyonel olmasını sağlamak. Gardrobunuzun iş hayatınıza göre şekillenmesinde en büyük belirleyicilerden biri de çalışma arkadaşlarınızın ne giydiğidir. Aynı kurumdaki çalışanlar birbirleri ile etkileşimleri sonucu prezantabl olma yolundaki çıtayı ya yukarı taşırlar ya da hep beraber alaşağı ederler. Çünkü çalışanların tarzı kurum kültürünün özelliklerine bağlı olarak çeşitli biçimlerde sergilenir. Oysa ki kurum kültürünün, çalışanlarının yeteneklerini, farklılıklarını olduğu gibi kişiliklerini de geliştiren bir ortam yaratması beklenir.

      2.  Günlük takılmaları ve şakacı konuşmaları minimuma indirin.

Elinizden geldiğince müşterilerinizle aranızdaki mesafeyi koruyun. Elbette ki hem çalışma arkadaşlarınıza hem de müşterilerinize karşı samimi olun ama önceliğimiz onların dostluklarını kazanmak değil, işimizi yapmak.

  3.   Ses tonunuzu ve kelimelerinizi dikkatli seçin.

Net ifadeler kullanın. “Bana öyle geliyor ki…”, “Bana kalırsa…” gibi ifadeler yerine “Bu tutumunuz (bir ürünün/hizmetin satışı aşamasında) size hedeflerinize ulaşmanızda büyük bir adım atmanızı sağlayacak.” cümlesini kullanabilirsiniz.

        4.   Özel hayatınızı gündem haline getirmeyin.

Özel hayatınızla ilgili konuşmayın. Çalışma masanız temiz ve düzenli olsun. (bknz. Feng Shui’den Esintiler 🙂 ) İçinizdeki sosyal medya canavarına dur deyin. Ve yine sosyal medyadaki paylaşımlarınız ve gizliliğiniz konusunda hassas davranın. Mesai saatlerinize sadık kalın ve işte hiç bir zaman ağlamayın.

   5.  Öğrenmeye devam edin.

Sektörel yayınları, iş dünyası ile ilgili yazıları takip edin. Müşterilerinizi iyi tanıyın. Güncel olaylardan haberiniz olsun. Böylece her ortamda konuşmalara bilginizle güvenle katılabilirsiniz.

Son olarak;

6.  Övgüyü paylaşın.

Müşterilerinizi, meslektaşlarınızı kendileri için olumlu sonuçlanmış bir durum karşısında tebrik edin. İyi niyetinizin ve ekip ruhunuzun göstergesi olacaktır.

Gençliğinizin enerjisini, gücünüzü, zekanızı önemseyin; bunlarla beraber iş yaşamındaki profesyonel duruşunuzla ortaya koyduğunuz işlerle gurur duyun.

Başarılar..

Pelin Yalçın

 

 

 

Reklamlar

‘Giyecek Hiçbir Şeyim Yok’ Diyenlere..

 

Hayatımız boyunca alışveriş yapıyoruz ama hala giyecek hiçbir şeyimiz yok değil mi? Geriliyoruz, belki dışarı çıkmaktan vazgeçiyoruz (ki işe gidiyorsak bu mümkün değil), mutsuz oluyoruz. Çünkü bizler kıyafet dolabımızın önüne geçince o kapakların ardında yalnızca pantolon, gömlek, elbise vb. bulmak istemiyoruz. İstediğimiz her şeyden önce özgüven, mutluluk, güzellik…

Peki bunlar için gardrobumuza akıllı yatırımlar yapıyor muyuz yoksa sadece dolap karşısında bekliyor muyuz? Ah o askıların, çekmecelerin de dili olsa da anlatsaa.. 😉

İşe tarzınızı tanımlamakla başlayın. Siz etekler, elbiselerle sevimli bir kız mısınız? Deri ceketler, frapan gömleklerle iddialı bir dişi misiniz? Gösterişli biri mi yoksa klasik mi? Önce bu sorulara cevap verebilirseniz alışverişlerinizde daha az vakit ve nakit harcamış olursunuz.

Ve çoğu zaman giyecek bir şeyimizin olmadığını düşünmemize sebep gardrobun karışıklığı, eşyaların içeride saklambaç oynamasıdır. İşe düzenlemeyle başlayabilirsiniz. Hem fırsat bu fırsat neyiniz var neyiniz yok veya neye artık ihtiyacınız yok’u görebilirsiniz. Bir gün giyerim dediğiniz ne varsa kurtulun artık onlardan çünkü o bir gün hiç gelmeyecek 🙂 Hep yeniler eklenecek. (Bu arada giymeyi düşünmediğim ne varsa annemin üye olduğu bir vakıfla paylaşıyorum ve o kadar güzel dönüşler alıyorum ki ne kadar işe yaradığı ile ilgili. Bu bile o her seferinde tekrarladığımız giyecek hiçbir şeyim yok cümlesinin altında ezilmeme sebep oluyor.)

Ve gelelim kombin aşamasına. Kimi kiminle nerede nasıl? sorularını yanıtlayın. Hiç kullanmadığınız bir eşya güzel bir eşleştirmenin parçası olabilir. Hayalinizdeki kombin için eksiklerinizi not edin ki bir sonraki alışverişinizin konusu belli olsun.

Her gün gardrop karşısında vakit kaybetmektense bir kez vakit harcamayı tercih ederiz diye düşünüyorum ve sizler için fikir olması adına bir kaç örnek paylaşıyorum. 😉

bcb0f395df73e55516814eed1485fea3

08ce483cfcf25a35e81541270a990cf4

f7576c924a8025113b84beff075afd02

0a041576c0422f2b7f43d4e0959b797d

6a7eff6238bff2f3b23693e23a879cce

039d637f823c271a5179b0549d6493a0

44ab676de9c0b67a83a316890a5339e0

65081a2d8db5ab556296529841948ca2

Pelin Yalçın

Post Navigation